PROF DR METIN OZATA
ZAYIFLAMA DIYET KILO VERME ŞEKER HASTALIĞI ENDOKRIN GUATR TIROID
Ana Sayfa      GUATR

GUATR
Prof Dr Metin Özata
Guatr boynumuzda bulunan tiroid bezinin büyümesidir. Bu büyüme nodüllü olursa nodüler guatr denir. Düz büyüme varsa Diffüz Guatr vardır. 
Salgıladığı tiroid hormonları normal olduğu halde büyümüş tiroid bezine basit guatr denir. İçerisinde nodül olmadan tiroid bezinin olduğu gibi büyümesine düz , diffüz veya basit guatr denir. Guatrın içinde nodüller varsa bunlara bu defa nodüler guatr denir. İyot yetmezliği dünyada en sık guatr nedenidir. İyot yetmezliği nedeniyle oluşan guatr ilk yıllarda düz bir büyüme şeklindedir; yani içinde nodül yoktur. Çocukluk ve ergenlik döneminde guatrda nodül pek bulunmaz. Ancak tedavi edilmez ve iyot eksikliği devam ederse ileri yaşlarda guatr hem büyür hem de içinde nodüller oluşur. Bu nodüller ileride aşırı hormon salgılama özelliği kazanarak hipertiroidi dediğimiz kanda tiroid hormonlarının aşırı çalışmasına neden olabilirler.

İyot yetmezliğine bağlı guatrı olan kişilerin kanlarında T3 hormonu hafif artar, TSH hormonunda biraz artış olabilir ve T4 hormonu biraz düşük çıkar.
Bir toplumda 6-12 yaş arası çocukların % 5’den fazlasında basit guatr varsa buna endemik (yaygın) guatr denir. Endemik guatr iyot yetmezliği olan bölgelerde sık görülür. Bu oran % 5 den az olursa sporadik (seyrek görülen) guatr ismi verilir. Sporadik guatr ise iyot yeterli bölgelerde görülür.

Guatr kadınlarda erkeklerden 4-5 kat daha fazla görülür. Gençlik çağında da kızlarda erkeklere göre daha fazla görülür. Türkiye’de guatr sıklığı bölgelere göre değişmek üzere % 5-56 arasında değişmektedir. Görüldüğü gibi bu çok yüksek bir orandır.
İyot yetmezliği olan bölgelerde guatr daha fazladır. Özellikle dağlık bölgelerde toprakta iyot az olduğundan guatr daha fazla görülür. Bilinenin aksine kara lahana yenmesiyle guatr oluşumu arasında bir ilişki yoktur.

Selenyum yetmezliği de ülkemizde önemli bir problemdir. Yaptığımız bir çalışmada guatrlı kişilerde selenyum düzeyinin düşük olduğunu saptadık.
Suda bulunan perklorat ve kadmiyum fazlalığı da guatra neden olabilmektedir. Pillerle bulaşmış sularda kadmiyum yüksektir ve guatr ortaya çıkar.
Demir eksikliği olan kişilerde de guatr sıklığında artış vardır.
Ergenlik çağındaki çocuklarda bazen guatr oluşur ve buna adölesan veya ergenlik guatrı denir. Ergenlik döneminde artan hormon ihtiyacını karşılamak için tiroid bezi biraz büyür ve guatr oluşur. Daha sonra bu guatr çoğu çocukta veya gençte kaybolur.
Yalancı guatr ise tiroid bezinin doğuştan normal yerleşim yerinden biraz yukarıda olması ve özellikle ince boyunlu kadınlarda guatr varmış izlenimi vermesidir. Yapılacak ultrasonda tiroid hacminin artmadığı ve guatr olmadığı ortaya konur.

Gebelikte ve menopoz döneminde de tiroid büyüklüğü artar ve guatr oluşabilir.
İyot yetmezliği fazla olan kadınlarda gebe kalma ve çocuk doğurma sıklığı azalır. İyot yetmezliği üremeyi engelleyebilmektedir. Bu nedenle çocuğu olmayan kadınlarda iyot yetmezliği olup olmadığı araştırılmalıdır.
Guatrın ailesel özellik gösterdiği bilinen bir gerçektir. Bazı ailelerde guatr fazla görülür. Yapılan çalışmalar guatr gelişiminde kalıtımsal geçişin iyot yetersizliği olan bölgelerde yaşayan kadınlarda %39 oranında, iyodun yeterli alındığı bölgelerde yaşayanlarda ise % 82 oranında olduğunu ortaya koymuştur.

Guatr nedenleri:
a)İyot yetmezliği
b)Selenyum yetmezliği
c)Genetik eğilim veya ailede guatr olması
d)Tiroid bezinin iltihabi hastalıkları (Hashimoto veya tiroiditler)
e)Psikiyatrik hastaların kullandığı lityum ilacı
f)Soya yağı veya fasulyesi fazla yemek (iyot yetmezliği ile beraber)
g)Tiroid hormon oluşumundaki genetik bozukluklar
h)Sigara içmek
i)Demir yetmezliğine bağlı kansızlığı olanlar
j)Gebelik (iyot yetmezliği olan bölgelerde)
k)Beyinde bulunan hipofiz bezinden aşırı TSH hormonu salgılanması

İç Guatr, Dış Guatr Nedir?
İç guatr ve dış guatr tanımı halk arasında kullanılan tanımlamalar olup tıbbi bir anlamı yoktur. Guatrın göğüs boşluğu içine girmesi belki iç guatr olarak adlandırılabilir.


Bir Bölgede İyot yetmezliği Arttıkça Guatr Sıklığı Artar:
İdrarda atılan iyot miktarı o kişinin iyot durumunu gösterir. İdrarda iyot miktarı ölçülerek iyot yetmezliğinin şiddeti anlaşılabilir. İyot yetmezliği artıkça guatr sıklığı da artmaktadır. iyot miktarına göre guatr oluşma riski şu şekilde saptanmıştır: İdrar iyodu hafif derecede yetmezlik gösteriyorsa yani 50-99 mg/dl arasında ise bunların %5-20’sinde, orta dereceli iyot yetmezliği varsa (idrar iyodu 20-49 mg/dl arasında ise) bunların % 20-30’unda ve şiddetli iyot yetmezliği varsa (idrar iyodu < 20mg/dl olması) bu kişilerin % 30’undan fazlasında guatr gelişir.

Guatrlı Kişide Ne Gibi Şikayetler Olur:
Guatrlı hastaların çoğunda herhangi bir şikayet yoktur. Guatr çok büyük olursa nefes borusu ve yemek borusuna baskı yaparak öksürük ve nefes darlığı gibi şikayetler yapabilir. İyot yetmezliği aşırı ise tiroid bezi yetmezliği yani tiroid hormon salgılanmasında azlık (hipotiroidi) ve ona bağlı şikayetler olabilir. Hipotiroidi daha sonraki bölümlerde ayrı bir başlık halinde anlatılmıştır. Erken devrede ve çocuklukta yumuşak ve düz bir guatr vardır. Erişkinlerde ise her zaman guatr içinde nodüller ve kist oluşur. Tiroid hormon tetkikleri genellikle normal sınırlar içindedir. Başlangıçta guatr içinde nodül yokken yaşın artmasıyla nodüller ve kist gelişebilir. Volüm arttıkça yani guatr büyüdükçe TSH hormonunda azalma oluşur. Bu hastalarda anti-TPO antikoru kanda yüksekse o zaman guatrın Hashimoto hastalığı nedeniyle geliştiğini düşünürüz. Hashimoto hastalığı ile bilgileri daha detaylı olarak ilerdeki bölümlerde bulabilirsiniz.

Guatrlı Bir Kişide Hangi Tetkikler Yapılır?
Guatrı olan bir kişide serbest T3, serbest T4, TSH, anti-TPO antikor ve tiroid ultrasonu tetkikleri yapılır. İdrar iyoduna bakılarak iyot yetmezliği olup olmadığı anlaşılır. Ayrıca kanda selenyum düzeyi ölçülerek eksiklik olup olmadığı anlaşılır. İyot yetmezliği olan bölgedeki guatrlı kişilerde radyoaktif iyot uptake testinde yükseklik, total ve serbest T4 hormonlarının normal sınırlarda veya bazen düşük, olduğu görülürken, T3 hormon düzeyleri normal veya yüksek olabilir. TSH hormon düzeyleri ise normal veya yüksek olabilir. Anti-TPO ve anti-TG antikorları iyot yetmezliğine bağlı guatrda negatif iken, Hashimoto tiroiditine bağlı guatr varsa antikorlar yüksek olarak bulunur. Şiddetli iyot yetmezliğinde ise hipotiroidizm denilen tiroid yetmezliği gelişir ki, bu durumda TSH hormonu yüksek, T3 ve T4 hormonları normal düzeyin altına düşmüştür.

Guatr Nasıl Tedavi Edilir?
Basit guatrlı bir hastada iyot yetmezliği varsa iyotlu tuz verilir ve tiroid hormonu ilaçları ile tedavisi yapılır. Bu ilaçların dozunu yaşınıza göre ve diğer hastalıklarınızın olup olmadığına göre doktorunuz ayarlar. Bu ilaçların dozunu önerilen dozda almak çok önemlidir. Fazla alırsanız zararı olabilir.






 
 
 
GUATR ULTRASONU
    Tiroid ultrasonu  ses dalgaları gönderilerek tiroid bezinin  yapısının  veya resminin bilgisayar ekranında ortaya konduğu bir tetkiktir. Herhangi bir radyoaktif madde kullanılmaz. Bu nedenle gebelerde   güvenle yapılabilir.  Tiroid ultrasonu tiroid bezinin büyüklüğünü, bezin şeklini ve  nodül varsa onun büyüklüğünü anlamamıza yarar. Ultrason ile nodül içinde sıvı olup olmadığı, yani nodülün kistik bir yapısının olup olmadığı anlaşılır. Ayrıca ilaç tedavisiyle bezin veya nodülün ne kadar küçüldüğünü veya küçülmediğini  daha iyi anlamamızda bize yol gösterir.  Nodül kan akımının Doppler ultrason ile incelenmesi nodüllerin iyi huylu veya kötü huylu olup olmadığı konusunda ek bilgi verir.
    GUATR SİNTİGRAFİSİ
    Damardan teknesyum denilen  radyoaktif bir madde  verilerek tiroid bezinin filminin çekilmesidir. Damardan  teknesyum ilacı verildikten sonra  kamera altına yatarsınız ve bu kamera  teknesyum maddesinin tiroid bezi tarafından ne kadar tutulduğunu saptayarak  tiroid bezinin filmi ortaya çıkar.  Radyoaktif madde verildiğinden sintigrafi  gebelerde  yapılmaz. Sintigrafi ile nodülün sıcak mı, soğuk mu olduğu anlaşılır. Bu tetkik ile alınan radyasyon sadece birkaç röntgen filmi çektirmekle aynı ayarda olup endişeye gerek yoktur.

 GUATR  BİYOPSİSİ
    Tiroid bezinde saptanan nodüllerde kanser olup olmadığını anlamak için yapılır. Nodülü olan tüm hastalara yapılması gereken bir tetkiktir. Biyopsi sonucuna göre ilaç tedavisi veya ameliyat kararı verileceğinden yapılması gerekir.  Oldukça basit, yapılması kolay ve ağrı oluşturmayan  bir tetkiktir. Damardan kan almak için kullanılan bildiğimiz plastik enjektörlerle yapılır. Damardan kan alınır gibi tiroid bezindeki nodülden  plastik enjektörle parça alınır. Alınan hücreler patoloji bölümünde mikroskop altında  incelenerek kanser veya iltihap olup olmadığı araştırılır. Biyopsi koldaki damardan kan alınması gibi kolay bir işlemdir. Korkulmaması gerekir.  Ameliyat değildir. Unutmayınız ki, nodülünüzün kanserli olup olmadığını kesin olarak ortaya koyabilecek başka bir yöntem yoktur.  Bazen biyopsi ile yeteri kadar parça veya hücre gelmeyebilir. O zaman biyopsiyi tekrarlamak gerekir

    

GUATR UZMANI

     Guatr veya Tiroid hastalığınız varsa öncelikle Endokrinoloji uzmanına başvurmanız gerekir.
Endokrinoloji uzmanlarını Tıp Fakültesi hastanelerinde ve bazı büyük ihtisas hastanelerinde   bulabilirsiniz.
Endokrinoloji uzmanları sizi muayene ettikten sonra tetkiklerinizi ister ve her türlü tedavinizi  düzenler. Tiroid sintigrafisi ve bazı   vücut taramaları nükleer tıp uzmanları tarafından yapılır. Radyoaktif iyot tedavisi yapılacağı zaman Endokrinoloji uzmanı, nükleer tıp uzmanı ile  temas ederek veya bir konseyde bir araya gelerek  tedavi planı yapılır ve radyoaktif iyot tedavisi Nükleer Tıp Merkezinde verilir.  Radyoaktif iyot tedavisinden sonra kontrol ve tedavinizi yine endokrinoloji uzmanı ayarlar. Eğer ameliyat gerekiyorsa endokrinoloji uzmanı sizi cerrahi uzmanına gönderir. Ameliyat olduktan sonra da takiplerinizin endokrinoloji uzmanı tarafından yapılması gerekir.
Tiroid hastalığınızın daha iyi tedavi olmasını istiyorsanız doktorunuz kadar sizin de bazı sorumluluklarınız vardır. Bu konuda dikkat  etmeniz gereken hususlar şunlardır:
1.    Tiroid tetkiklerinizin bir kopyasını kendinizde bulundurun. Doktorunuz tetkikleri almak istiyorsa bir fotokopisini mutlaka çektirip dosyanıza koyunuz.
2.    Mümkün olduğu kadar aynı laboratuvarda tiroid tetkiklerinizi yaptırmaya çalışın. Seçtiğiniz laboratuvarın hormon ölçümlerinin güvenilir olmasına dikkat ediniz.
3.    Tiroid hormonlarının serbest olanlarını yani serbest T3, serbest T4 ölçülmesi daha iyidir. Total T3 ve  Total T4 ölçümlerini özellikle doktorunuz önermedikçe yaptırmayınız
4.    Bir dosya hazırlayarak tetkiklerinizi bu dosyaya tarih sırasına göre koyunuz ve her muayeneye gidişinizde bu dosyayı yanınızda bulundurunuz.
5.    Tiroid ilacı kullanıyorsanız ve almayı unutmuşsanız ve bu durum sık oluyorsa doktorunuza söyleyiniz.
6.    Doktorunuz tiroid iğne biyopsisi istediği zaman yaptırmaktan korkup doktora gitmemezlik yapmayınız. Bazen biyopsi istediğimiz hastalarımızı bir daha göremiyoruz. Aslında bu kişiler kendi sağlıklarını tehlikeye attıklarının farkında değillerdir.
7.    Tiroid dışında başka bir hastalık için ameliyat olacaksanız mutlaka bu durumu doktorunuza, ameliyat edecek doktora ve anestezi uzmanı doktora belirtiniz. Ameliyat öncesi tiroid hormonlarının yapılarak kontrol edilmesi gerekir.
8.    Tiroid ameliyatı olmuşsanız mutlaka belirli aralıklarla kontrole gidiniz. Ameliyat olup daha sonra hiç kontrole gitmeyen hastalar vardır. Ameliyat olan kişilerde bazen kan kalsiyumunda düşme, hormonlarda azalma veya artma veya tekrar nodül gelişebilir.
9.    Tiroid kanseriniz varsa ömür boyu düzenli kontrollere gidiniz. Taramalarınızı,  hormon ölçümlerini, tiroglobulin ve anti-tiroglobulin antikor ölçümlerini unutmayınız.
10.    Tiroid hastalıklarının çoğu ailesel olduğundan çocuklarınızı ve akrabalarınızı ve ailenizi bilgilendirin ve onların da tiroid tetkikleri yaptırmaları gerektiğini belirtiniz.
11.    Gebe kalmayı planlayan  tiroid hastası kadınların  bu durumu doktoruna bildirmesi gerekir. Gebe kalınca tiroid hormonlarının daha sık kontrol edileceğini unutmayınız.
12.    İçinde levotiroksin bulunan  ilacı kullanan kadınların özellikle menopoz döneminde TSH düzeyinin iyi takibi gerekir. İlaç fazla gelir ve TSH çok düşerse kemik erimesi gelişebilir. Bu nedenle kemik taramalarınızı doktorunuzun önerdiği sürelerde yaptırınız ve kalsiyum alınız.
13.     Tiroid beziniz fazla çalışıyor ve bu nedenle Propiltiourasl veya Metimazol ilaçlarından birisini  alıyorsanız doktorunuzun haberi olmadan ilacınızı kesmeyiniz.
14.    Başka ilaçlar kullanıyorsanız veya başlayacaksanız doktorunuza  bu ilaçlarla aldığınız tiroid ilaçlarının etkileşip etkileşmeyeceğini sormadan başlamayınız.
15.    Doktora gittiğinizde şikayetlerin nasıl ve ne zaman başladığını, nasıl seyrettiğini, önceden yapılmış olan tedavileri ve kullandığınız ilaçları ayrıntılı olarak not ediniz ve anlatınız.  Ailenizde  başka tiroid hastası olup olmadığını da doktorunuza belirtiniz.
16.    Muayeneye boynunuzu örtmeyen bir giysi ile gidiniz. Boynunuzu örten balıkçı kazak gibi giysiler giymeyiniz.




GUATR KİMLERDE GÖRÜLÜR
Ailesinde tiroid hastalığı olanlarda
Ailesinde guatr, Hashimoto hastalığı, tiroid nodülü, tiroid  kanseri ve  Graves  hastalığı gibi tiroid hastalıkları  olan kişilerde tiroid hastalığı daha fazla görülür.
50 yaş üzeri kadınlarda
Kadınlarda 50 yaş üzerinde tiroid bezi yetmezliği sıklığı artar. Erkeklerde ise 60 yaşından sonra tiroid bezi hastalığı  artmaktadır.
Önceden tiroid hastalığı veya  tiroid ameliyatı geçirenlerde
Daha önce herhangi bir tiroid hastalığı geçirmiş olanlarda bu hastalığın nüks etme olasılığı bulunabilir. Daha önce tiroid bezi yetmezliği veya fazla çalışması hastalığı veya tiroidid denilen tiroid bezi iltihabı geçirdiyseniz bu hastalıkların bazıları   sizde nüks edebilir veya hormonlarınızda zaman içinde değişiklikler olabilir.
Guatrı olanlarda
Tiroid bezinin büyümelerine guatr diyoruz. Guatrı olan kişilerde hormonlarda azalma veya artma olabilir. Boynunuzda bir şişlik varsa sizde guatr var demektir. Guatrı olan kişilerde tiroid hastalığı veya tiroid hormonlarında bozukluk olabilir.
Sigara içenlerde
Sigara içen kişilerde guatr ve diğer tiroid hastalıkları daha sık görülür.
Menopoz dönemindeki kadınlarda
Menopoz dönemindeki kadınlarda tiroid hastalığı riski artar.
Böbreküstü bezi yetmezliği, romatoit artrit, Lupus gibi hastalığı olanlarda
Böbreküstü bezinin az çalışması (Addison hastalığı) hastalığı ve diğer romatizmal hastalıklar  Hashimoto hastalığı veya Graves hastalığı dediğimiz tiroid hastalıklarıyla birlikte sık görülebilir. Bu tür hastalığınız varsa tiroid hormon tetkiklerini yaptırmanız gerekir.
Şeker  hastalarında
Şeker hastalarında tiroid hormonlarında bozukluk sık görülür.  Şeker hastalığınız varsa yılda bir defa tiroid tetkikleri  (TSH hormonu ölçümü) yaptırınız.
Tiroid Bezi İltihabı (Tiroidit) geçirenlerde
Daha önceden   tiroid bezi iltihabı geçirenlerde (tiroidit)  tiroid bezi hastalığı tekrar olabilir. Bu kişilerin bir kısmında tiroid bezi yetmezliği gelişebileceğinden kontrol etmek gerekir.
Doğum yapan kadınların bir kısmında tiroid yetmezliği olabilir
Doğum yaptıktan sonraki ilk yıl içinde  kadınların % 5-7’sinde  tiroid bezi yetmezliği görülebilir. Halsizlik, bitkinlik, yorgunluk ve  unutkanlık gibi şikayetler varsa TSH ölçümü yaptırınız.
Allerjik hastalığı olanlarda
Ürtiker (kurdeşen) denen cilt hastalığı, kaşıntı ve allerjik riniti olanlarda  tiroid hormonlarında bozukluk olabilir. Bu kişilerde tiroid tetkikleri yapılması faydalıdır.
Kansızlığı olanlarda
Kansızlık tiroid bezi yetmezliğinde sık görülür.  Hipotiroidi  dediğimiz tiroid bezi yetmezliğinde (özellikle Hashimoto hastalığında) demir ve B12 vitamini eksikliğine bağlı kansızlık sık görülür.
Kan yağları (Kolesterol veya trigliserit) yüksek olan  kişilerde
Tiroid bezi yetmezliği  ve şeker hastalığı kan yağlarında yükseklik yapan hastalıklardır. Kan yağları yüksek kişilerde kan şekeriyle birlikte tiroid hormonlarına bakmak gerekir.
Down ve Turner sendromu bulunan hastalarda
Down ve Turner sendromu çocuklarda doğumla birlikte ortaya çıkan genetik hastalıklardır. Bu hastalığı olanlarda tiroid hormon bozukluğu sık görüldüğünden tiroid hormon  tetkikleri yapmak faydalıdır.
Kafa veya beyin yaralanması geçiren  veya beyin ameliyatı  geçiren kişilerde
Herhangi bir nedenle beyin travması veya hasarı geçiren kişilerde beyinde bulunan hipofiz bezinde hasar ve daha sonra tiroid yetmezliği gelişebilir. Hipofiz bezi ameliyatı geçirenler de tiroid tetkikleri yaptırmalıdırlar.
Bazı ilaçları kullananlarda
Kalp atım bozukluklarının tedavisi için amiodaron (Cordarone tablet)  ilacını kullanan hastalarda, psikiyatrik hastalıkların tedavisinde kullanılan lityum  (Lithuril tablet) ilacını alanlarda ve hepatit tedavisi için  interferon alfa ve beta gibi ilaçları kullanan hastalarda tiroid hormonlarında bozukluk sıklıkla olur. Bu ilaçları kullananlarda belirli aralıklarla tiroid hormon tetkiklerini yaptırmak faydalıdır.
Baş ve boyuna yönelik ışın tedavisi (radyoterapi)  alanlarda
Baş ve boyuna yönelik  ışın tedavisi (radyoterapi) alan kişilerde tiroid hormon bozukluğu  sık görülür.
Çok düşük doğum  ağırlıklı  erken doğan (prematüre) bebeklerde
Doğum ağırlığı çok az olan ve erken doğan bebeklerde tiroid hormon bozukluğu olabilir. Bu tür bebeklerin annelerinde de tiroid hormon incelemesi gerekebilir.
 Meme Kanserli hastalarda 
Tiroid hormon eksikliği  ve tiroid nodülleri  meme kanserli kadınlarda  sık görüldüğünden tiroid tetkiki yapılması gerekir.
Kanda sodyum düzeyi düşük çıkan kişilerde
Tiroid bezi yetmezliği  bazı kişilerde kan sodyum düzeyinde azalma yapabilir.  Bazen nadir de olsa sadece kan sodyum düşüklüğü ile kendini gösteren tiroid yetmezliği olabilir. Bu kişilerde tiroid tetkikleri yapılmalıdır.
Kanlarında  CPK ve  LDH  tetkikleri yüksek çıkanlarda
Herhangi  bir nedenle  kan tetkiki yapıldığında CPK (kreatin fosfakinaz) ve LDH (Laktat dehidrogenaz) kan ölçüm düzeyleri yüksek olan kişilerde tiroid yetmezliği olabilir. Bunlarda TSH hormon ölçümü yapılmalıdır.
Karaciğer Testleri (SGOT, SGPT, ALP, GGT) yüksek çıkanlarda
Herhangi bir nedenle yapılan  kan tetkiklerinde karaciğer testleri denilen SGOT, SGPT, alkalen fosfataz ve GGT tetkikleri yüksek ise tiroid yetmezliği olabilir. Bu tür kişilerde tiroid hormon tetkiki yapılmalıdır.
Prolaktin isimli hormonu yüksek olan kişilerde
Prolaktin hormonu tiroid bezi yetmezliği durumunda kanda yükselebilir. Bu nedenle prolaktin hormonu yüksek çıkan hastalarda tiroid hormon tetkikleri mutlaka yapılmalıdır. Bu hastalarda memelerden süt gelmesi ve adet bozukluğu yakınmaları olabilir.
Hepatit C virüsü taşıyanlarda:
Yapılan çalışmalar hepatit C virüsü taşıyan  kişilerde tiroid yetmezliğinin  % 13 gibi yüksek bir oranda, yani sık görüldüğünü göstermiştir. Bu hastaların kanlarında anti-TPO ve anti-tiroglobulin antikor düzeyleri yüksek bulunmuştur. Bu nedenle hepatit C virüs hastaları veya taşıyıcıları belirli  aralıklarla TSH hormon ölçümü yaptırmalıdır.
Kanda  kalsiyum düzeyi yüksek çıkanlarda:
Çok nadir olarakkanda tesadüfen kalsiyum yüksekliğinin saptandığı kişilerde tiroid bezi fazla çalışması bulunabilir.

































 GUATRDA  BESLENME  VE TUZ
Tiroid bezinin iyi çalışması için sebze ve meyve daha fazla yenmeli, yeteri kadar proteinli gıda alınmalıdır. Proteinin yeteri kadar alınması tiroid bezinin iyi çalışmasını sağlar. Özellikle haftada  iki defa yağlı balık yiyerek omega 3  yağ asitlerinden yeteri kadar alınmalıdır. 
Karbonhidratlı gıdalarla fazla beslenmek ve yağlı yemekler tiroid bezine zarar verir.  Unlu ve  nişastalı gıdaları azaltmak gerekir.
Sebze ve meyve ile yeteri kadar A, C ve E vitamini  gibi antioksidan vitaminleri alanlarda tiroid kanseri daha az görüldüğünden bol sebze ve meyve yenmelidir.
Kara lahana, kabak, turp, şalgam ve karnabahar gibi sebzeler guatr yapmaz. Bu nedenle güvenle yenilebilir. Soya  fasulyesinin guatr yapıcı etkisi olmamakla birlikte iyot yetmezliği durumunda  guatra neden olabilir. Ülkemiz, iyot yetmezliği olan  bir ülke olduğundan tiroid sağlığı için soya ve ürünlerini fazla tüketmeyiniz. Yine soyadan elde edilen isoflovan isimli ilaç  menopoz sıkıntılarını azaltmak için  sık kullanılmaktadır. İyot eksikliğiniz yoksa bu ilacı güvenle kullanabilirsiniz. Ancak iyot eksikliğiniz varsa isoflovan ilacının  guatr ve tiroid hormonlarında bozukluk yapabileceğini unutmayınız.
Tiroid bezimiz için önemli bir gıda içeriği çeşitli sebze ve meyvelere renk veren flovanoit isimli kimyasal maddelerdir. Bunlar bizi kanser ve kalp hastalıklarından korurlar. Bu maddeler  normal sebze ve meyve ile alınan oranlarda tiroid bezine zarar vermezken destek ilaçları olarak  fazla miktarda alınırsa (genistein, quarcetin gibi) iyotun tiroid bezi tarafından tutulumunu önleyerek guatr oluşumuna neden olabilirler. Herbal  (bitki) ilaçları kullanırken içerisinde genistein ve quarcetin olup olmadığına dikkat ediniz.
    Hindistan cevizi, balık ve keten tohumu tiroid bezinizin daha iyi çalışmasını sağlar.
Kafein, alkol, sigara ve şeker tiroid bezi için zararlıdır. Bunların az tüketilmesi gerekir.
Sulardaki klor ve florun fazla olması tiroid bezine zarar verdiğinden içilen suda bu minerallerin fazla olmamasına dikkat edilmelidir.  Özellikle fosfatlı gübrelerle bulaşmış sularda klor daha fazladır ve guatra neden olur.
Diş tedavisi sırasında amalgamdan ve civadan kaçınmak da tiroid sağlığı için önem taşır.
T4 hormonunun T3’e çevrilmesinde faydalı olan selenyum, çinko, E vitamini ve B6 vitamini içeren gıdaların yeteri kadar  yenmesi tiroid sağlığı için büyük önem taşır.
Ülkemizde iyot  ve selenyum yetmezliği vardır. Tiroid hastalığından korunmak için iyotlu tuz yemeli ve selenyumdan zengin gıdalarla beslenmelidir.
Selenyumun Önemi:
Erkekler günde 75 mikrogram, kadınlar  ise 60 mikrogram selenyum almalıdır. Selenyum kan düzeyinin normalde  85 mg/L olması gerekir. Bir dilim tam buğday ekmeğinde 10 mikrogram selenyum vardır. Ceviz, et, sakatatlar, balık ve kabuklu deniz ürünleri, kepekli unlar, süt ürünleri, sebze ve meyveler ve  yumurta gibi besinlerde bol miktarda selenyum vardır.
Proteinden fakir beslenenlerde selenyum yetmezliği sık görülür ve tiroid bezinin salgıladığı hormonlar vücutta yeterince etki edemezler.  Bir dilim tam buğday ekmeğinde 10 mikrogram selenyum vardır. Bu nedenle beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği yenmelidir. Ceviz, kırmızı et,  balık ve kabuklu deniz ürünleri, kepekli unlar, süt ürünleri, sebze ve meyveler ve  yumurta gibi besinlerde bol miktarda selenyum vardır. Selenyumun fazla alınması ise zararlı olmaktadır.  Günlük 400 mikrogramdan fazlası zararlıdır.  Yüksek dozda selenyum alınırsa T3 hormonu azalır ve TSH hormonu artarak hafif tiroid yetmezliği gelişir ve kilo alınır. Selenyum eksikliğinde vücutta E vitamini azalır ve tiroid bezi iltihabı daha sık görülür. Bu nedenle selenyum ve E vitamini birlikte vermek daha faydalıdır
Çinko Eksikliği:
    Çinko eksikliğinde de tiroid hormon metabolizması bozulur ve kandaki T3 ve T4 hormonu % 30 oranında azalır. Bu arada T4  hormonunun  T3 hormonuna dönüşümünü sağlayan enzim (deiyodinaz enzimi) çinko eksikliğinde  % 67 oranında azaldığından  T3 hormon azlığı meydana gelir. Bu nedenle çinkodan zengin olan peynir, sığır eti, kepekli ekmek, tavuk, yumurta sarısı,süt ve süt ürünleri, balık, patates,ceviz, badem, tam tahıllar, kuru fasulye, lahana, ay çekirdeği ve kuzu eti gibi gıdalarla beslenmek tiroid sağlığımız için gereklidir.
    Tuz Kullanımı:
     Türkiye'de bölgelere göre değişmek üzere % 5-56 oranında guatr vardır. Guatr oluşmasında en büyük etken toprak ve suda yetersiz iyot olmasıdır. Guatr hastalığını önlemek amacıyla piyasada satılan bütün tuzlar 1999 yılı Ağustos ayından bu yana iyotlanmaktadır. Tuzların iyotlanması guatr hastalığının ortaya çıkışını engellemekte ancak bazı kişilerde aşırı iyot alınması nedeniyle zararlı yan etkilere veya hastalıklara neden olmaktadır. Piyasadaki tuzların iyotlanmasından sonraki  sürede kliniğimize veya polikliniklerimize başvuran hastalarda hipertiroidi dediğimiz tiroid bezinin aşırı çalışmasıyla karakterize olan hastalık (Halk arasında buna zehirli guatr da denmektedir) giderek artan sıklıkla karşımıza çıkmaya başlamıştır.  Tiroid bezi az çalışan hastalarda da (Hipotiroidisi olanlarda) iyotlu tuz bu hastalığın daha da şiddetlenmesine neden olmaktadır. Bu nedenle yemeklerimizde kullanılan tuzun iyotlu veya iyotsuz olması bazı hastalar veya kişiler için büyük önem taşımaktadır.
Kimler İyotlu Tuz Yemelidir?
Vücudumuzda boynumuzun ön tarafında bulunan tiroid bezinin yeterli hormon salgılayabilmesi için günlük en az 150 mikrogram iyodun gıdalar ve suyla alınması gerekir. Eğer yeteri kadar iyot alınmazsa guatr hastalığı oluşur. Guatr hastalığını önlemek için önceden bilinen bir tiroid hastalığı olmayan çocuklar, erişkinler ve gebe kadınlar iyotlu tuz yemelidir. Tiroid hastalığı şüpheniz varsa bunun için bir endokrinoloji-metabolizma uzmanına başvurunuz ve ona göre hangi tuzu kullanacağınıza karar verilmelidir. Çocuğun annesinden emdiği sütte bulunan iyot onun beyin gelişimi için çok önemlidir. Yeterli iyot anne sütüyle alınmazsa beyin gelişimi iyi olmamaktadır. Bu nedenle emziren annelerin iyotlu tuz yemeleri veya iyot alımını yeteri kadar yapmaları gerekir. Bu amaçla içerisinde iyot bulunan vitamin ilaçlarından alınabilir. Eğer anne sigara içerse sütle  bebeğe iyot geçişi azalmaktadır. Bu nedenle emzirirken sigara içmek sizin kadar çocuğunuz için de zararlıdır. Eğer sigara içiliyorsa iyodun fazla alınması gerekir.
Kimler İyotsuz Tuz Yemelidir?
Nodüler guatrı, hipertiroidisi (tiroid bezi çok çalışanlar veya zehirli guatrı olanlar), hipotiroidisi (tiroid bezi az çalışanlar) olan hastalar özellikle iyotsuz yemelidirler. Bu tür hastalar iyotlu tuz yedikleri takdirde hastalıkları şiddetlenmektedir. İyotlu tuz yiyen nodüler guatrlı bir hastada alınan iyot, nodülün fazla çalışmasına neden olmakta ve hipertiroidi dediğimiz tiroid bezinin aşırı çalışmasıyla (terleme, çarpıntı, zayıflama, sinirlilik, ellerde titreme ile kendini gösterir) karakterize bir hastalığa neden olmaktadır. Yine anti-TPO antikoru kanlarında yüksek olan kişiler iyotlu tuz yediklerinde tiroid bezinin az çalışmasına neden olmaktadır. Bu tür hastalığı olanlar da özellikle iyotsuz tuz yemelidirler. İyotsuz tuz, süpermarketlerde veya bakkallarda  kendiliğinden tuzluklu bir şekilde satılmaktadır. Bu tuzların üzerinde veya etiketinde  iyotsuz olduğu yazmaktadır. Satın alırken buna dikkat etmek gerekir. Bu tuzları bulamayanlar ise kaya tuzu yemelidirler. Ailede bir kişi iyotsuz tuz yiyecekse yemekler tuzsuz pişirilmeli ve herkes kendi tuzunu kullanmalıdır, çünkü gelişme çağındaki çocuklar ile gebe ve emziren kadınların iyoda ihtiyaçları vardır.  İyotsuz tuz yemesi gereken tiroid hastaları röntgen filmleri çekilirken kullanılan ve içerisinde iyot bulunan ilaçlardan da etkilenmektedir. Koroner anjografi  veya tomografi çekilirklen kullanılan ilaçlardan 3-5 gün sonra geçöici tiroid yetmezliği ortaya çıkabilmektedir.





GUATR VE VİTAMİN KULLANIMI

Tiroid bezinin az ve çok çalıştığı durumlarda vücudumuzdaki vitaminlerin metabolizmasında da değişiklikler olmaktadır. Bu durumlara göre bazı vitaminlerin destek olarak alınması faydalıyken bazılarını almamalıdır.  Hipotiroidi dediğimiz  tiroid bezi az çalışması durumunda ve hipertiroidi denilen tiroid  bezinin aşırı çalışması  durumunda  vitaminlerde görülen değişikler  ile destek olarak hangi vitaminlerin alınması gerektiği aşağıda verilmiştir:

A)    Hipotirodi (tiroid bezi az çalışması)  hastalığında vitamin değişiklikleri:
Hipotiroidide A vitaminin öncü maddesi olan beta-karoten kanda birikir ve  A vitaminine dönüşemez. Bu nedenle tiroid bezi yetmezliği olan kişiler  A vitamini içeren multivitamin ilaçlar almamalıdır.  
E vitamini de hipotiroidide kanda artış gösterir. Bu nedenle E vitamini almaya gerek yoktur.
Tiamin vitamini tiroid hormon yapımını azalttığından tiroid yetmezliğinde verilmez.
Hipotiroidide kanda riboflavin (B2 vitamini) düzeyi azalır.  Bu vitamin T4 hormonundan T3 hormonu oluşumunu artırdığı için hipotirodili hastalarda kullanılmalıdır.
Pridoksin yani B6 vitamini tiroid hormon yapımını ve etkisini artırdığından hipotiroidide alınması faydalı olur.
Hipotiroidide  kanda homosistein düzeyinde artış ve buna bağlı koroner kalp hastalığı riski arttığından   folik asit vitamini, B12 vitamini ve B6 vitamini verilmesi faydalı olur ve böylece homosistein düzeylerinde azalma sağlanır.
Özetle; tiroid bezi yetmezliğiniz varsa B2, B6, folik asit ve B12 vitamin desteği alınabilir. Buna karşılık A ve E vitamini alınmamalıdır.

B) Hipertirodi (tiroid bezi aşırı çalışanlarda) vitamin desteği:

Tiroid bezi aşırı çalışan kişilerde   kandaki A vitamini düzeyinde azalma olmakta ve bazı hastalarda karanlığa uyumda yani gece görüşünde zorluk olabilmektedir. Bu nedenle A vitamini desteği faydalı olabilir.
Tiroid hormonu çok olunca veya hipertiroidi durumunda bağırsaklardan kalsiyum emilimi azalırken böbreklerden ve dışkı yolu ile kalsiyum atılımı artar. Kandaki D vitamini düzeyi normaldir. Şiddetli hipertiroidi olan bazı hastalarda kan kalsiyumu artışı olabilir. Bu nedenle kanda kalsiyum düzeyine bakmak gerekir.
E vitamini hipertiroidisi olan hastalarda oksijen yan ürünlerinin (radikalleri) oluşmasını azaltarak faydalı olur. Tiroid bezi çok çalışan kişilerde kandaki E vitamini ve koenzim Q 10 düzeylerinde azalma olduğundan E vitamini ve koenzim -Q10 desteği  gerekir.
Tiroid bezi fazla çalışan kişilere Tiamin (B1 vitamini) verilmesi faydalı olmaktadır. Tiamin, hipertiroidiye bağlı şikayetlerde azalma  yaptığı gibi  bu hastalığa bağlı  adet bozukluklarını önlemede de faydalı olmaktadır. Tiamin,   tiroid hormon yapımını azaltmaktadır.
Hipertiroidi durumunda vücudun B6 vitaminine ihtiyacı artar ve kanda  azalır. Bu nedenle hipertiroidide B6 vitamin desteği faydalıdır
Tiroid bezi fazla çalıştığında kandaki B12 vitamini  ve folik asit düzeylerinde azalma  olmaz
Tiroid bezinin fazla çalışması C vitamininde azalma yapar. Bu nedenle C vitamini desteği faydalı olmaktadır.
    Özetle hipertiroidi durumunda vücudumuzu oksidan maddelerin  yani oksijen radikallerinin  (oksijen yanma ürünlerinden) hasar yapıcı etkisinden koruyacak antioksidan vitaminler dediğimiz A vitamini, E vitamini ve C vitamini ve koenzim Q 10 düzeylerinde de azalma oluştuğundan verilebilir. Hipertiroidi hastaların antioksidan vitaminlerle  (A, E, C vitamini) birlikte tiamin ve  B6 vitamini kullanmaları  da faydalıdır.












 GUATR YAPAN İLAÇLAR

Başka hastalıklar nedeniyle kullandığınız bazı ilaçlar tiroid bezinizin az  veya çok çalışmasına neden olabilir. Aşağıda  adı verilen ilaçlar kullanıldığında tiroid hormonlarınızı belirli aralıklarla kontrol ettirmekte fayda faydır.
1.    İçinde İyot  bulunan ilaçlar:  Kalp hastalığı tedavisinde kullanılan Cordarone (Amiodaron) ilacının içerisinde yüksek miktarda iyot vardır. Bu ilacı kullanan hastalarda  tiroid yetmezliği  gelişebileceği gibi tiroid bezinin fazla çalışması durumu da oluşabilir.
Safra kesesi filmi çekilirken kullanılan ilaçlar ile röntgen filmi  veya tomografi çekilirken damardan yapılan bazı ilaçlar iyot içerir ve bu ilaçla alınan  yüksek iyot   tiroid bezinizde daha önce sessiz bulunan bir hastalık (Hashimoto hastalığı, sıcak nodül gibi) varsa onları alevlendirebilir. Graves hastalığı denen tiroid bezi fazla çalışması durumu varsa alınan aşırı iyot  nedeniyle  hastalık nüks edebilir.

2. Epilepsi (Sara hastalığı) tedavisinde kullanılan  ilaçlar:  İçerisinde  karbamazepin  ve Valproik asit  bulunan  ilaçlar tiroid bezinin az çalışmasına neden olabilir.
2.    Lityum ilacı:  Psikolojik hastalıkların tedavisinde kullanılan ve içinde lityum bulunan ilaçlar   tiroid bezi yetmezliği yapabilir. Bu nedenle  belirli aralıklarla TSH hormon ölçümleri yapmak gerekir.
3.    Yüksek doz kortizon:  Kortizon ilacının fazla kullanılması tiroid yetmezliği yapabilir. Bu ilacı  kullananlarda TSH hormonu azalır. Bu nedenle tiroid hormon kontrolü gerekir.
4.    Tüberküloz ilacı ethionamide: Tüberküloz (verem) hastalığı tedavisinde kullanılan  ve içinde ethionamid maddesi bulunan ilaçlar tiroid yetmezliği yapabilir.
5.    Hepatit tedavisinde kullanılan interferon ve interlökin ilacı: Hepatit B ve C tedavisinde kullanılan interferon ilaçları  ve interlökin ilacı tiroid bezi yetmezliği veya bazen tiroid hormon fazlalığı yapabilir.
6.    Menopoz tedavisinde kullanılan isoflavon: Menopozdaki kadınlarda sıcak basması gibi şikayetleri azaltmak için kullanılan ve soya fasulyesinden elde edilen isoflovan ilacı eğer kadında iyot yetmezliği varsa tiroid yetmezliği yapabilir. Bu nedenle bu ilacı kullanan kadınlarda idrarda iyot  ölçümü yapılmalı ve eksiklik varsa verilmemelidir. İsoflovan bezdeki TPO enziminin çalışmasını bozarak  iyodun bez tarafından alınmasını engellemektedir.
7.    Doğum kontrol hapı ve östrojen kullanan kadınlar: Eğer bu kadınlar tiroid bezi yetmezliği nedeniyle  içinde levotiroksin bulunan  ilaçları alıyorlarsa ilacın dozunu artırmak gerekebilir.
8.    Coumadin ilacı kullanan kalp hastaları: Coumadin kanı sulandırmak için kullanılır. Bu hastalarda  levotiroksin ilacı kullanılıyorsa doz ayarlaması yapmak gerekebilir.
9.    Levotiroksin ilacının bağırsaklardan kana geçmesini azaltan ilaçlar: Demir ilaçları, kalsiyum hapları, mide ilaçları (antiasitler), posa ilaçları levotiroksin ilacıyla  birlikte alınırsa bu ilaçların bağırsaklardan emilimi bozulur. Bu nedenle bu ilaçlar ayrı bir öğünde veya 4 saat sonra alınmalıdır.